İyi yıllar (2011 seni hiç sevmedim)

if(10 * 1 Rb != 10 Rb) inflation

@Istanbul

Son birkaç gündür iş görüşmeleri için İstanbul’dayım. Türkiye’nin kendi alanlarında en iyi 3 firmayla görüşmelerimi tamamladım, gayet güzel ve  olumluydu. Önümüzdeki 2 gün daha İstanbul’dayım eğer bir sorun olmazsa İstanbul’da 2 firma ile daha mülakata gireceğim.

Yerim yurdum netleşince bu mülakatlarda neler yaşadığımı detaylı paylaşacağım ancak bu iş görüşmeleri süresince gördüğüm durum şu ki İK’cılar basit sorularla adayı canevinden vurmayı başarıyor. En basit örneği “Sizi arkadaşlarınız nasıl tanımlar?”  Beni en çok zorlayan soru bu oldu.  Benim cevabım tabi her zamanki gibi stratejikti :) Ama söylemem. Stratejiler söylenmez. ;)

 

Kendi fikirlerini yarat (düşün)!:.

Picture of Think Of Your Own

Üniversitenin ilk yıllarında girişimcilik kulübünde 2 haftada bir sunumlar yapardık, bu sunumlar sayesinde metafor ve aforizma kabiliyetlerim oldukça gelişmişti, her sunuma bir sloganla başlar bir sloganla bitirirdim, internette gezinirken karşıma çıkan  bir kaç afiş o  günleri hatırlattı, bunların bazılarını sizle paylaşmak istedim. Daha fazlası için http://store.outline-editions.co.uk/Products/175-you-know-more.aspx

Picture of Work Hard

Picture of You Know More

iPhone kullandın boyun mu uzadı?

SHORT++ from Adi Marom on Vimeo.

Evet bu sorunun cevabı,

Adi Marom tarafından tasarlanmış “robotic shoes” lara bir örnek olan SHORT++, boyu kısa olanlar için ya da boyu ne kadar uzun olursa olsun birşeylere ulaşmakta güçlük çekenler için güzel bir araç. Bir de iPhone ile oluşturulan kablosuz bağlantıyla kumanda edilmesi ayrı bir avantaj. :)

Küçük olan sensin ama büyüyecek olan benim

Aklım karışık, masam dağınık, yapmak istediğim çok şey var, ama nerden başlacağımı bilememek beni çok yoruyor, Bir de gönül ve mantık arasında gidip gelmeler fizyolojik olarak ritmi yüksek olan kalbimin ritmini iyicene tavan yaptırıyor.

Akıl, inanç, sabır ve azimle elde edilemeyecek hiçbirşey yok ancak konu gönüle girmek oldu mu işin içine sanki başka şeyler de giriyor. Bir çok konuda tecrübem olmasına rağmen bu konuda deneyimin ve pratiğimin olmaması işleri iyiden iyiye zora sokuyor.

Birde kendinin önüne başkalarını getiren ya da onların mutluluklarına göre hayatına yön vermeği alışkanlık haline getirmiş kimse için bu zaman dilimi biraz beni zorluyor. Hoş bize atadan gelen terbiye ve öğüt bunu getiriyordu. “Sen büyüksün oğul, arkada durman seni görünmez kılmaz,saklayamaz.”

Aslında ifade etmek istediğim konu ya da üzerine düşünüp arada kaldığım konuda bu değil. Paylaşımcı ve başkalarının rahatını düşünmekte zaten bir sorunum yok. Konu müstakbel sevgili olunca zaten bunun aksi söz konusu bile değil ancak şahsi itibarı önplanda tutmak beni ürkütüyor.

Şahsi itibar dediğim hadise, şu ana kadar çevreme verdiğimi düşündüğüm izlenimi yani güvenilir, adil, samimi, halim olma vb durumlarının varlığıdır.

Bu durumların bir tanesi bile sarsılsa şahsi itibarın çökeceği endişesini yaratmakta bende. Bunu koruma çabasıda insanı, özellikle benim gibi bunu önplanda tutanları yoruyor ve yıpratıyor.

Zaman zaman bunu ben, yaşam savaşında yiğitçe savaşırken kullandığım bir kalkan bazen de korkaklığımdan dolayı arkasına sığındığı bir korunak olarak görüyorum.

Özellikle mevzu bahis gönül olunca bu; korkaklıktan arkasına sığındığım bir korunak oluyor. Sevilmeye alışmış birisinin sevilmeme ya da mevcut sevginin kaybolma korkusu şahsı bu korunağa yönetmektedir.

Yapılması gereken nedir? her pahasına olursa olsun, gönlünde hissettiklerini aklında yer alanları dillendirmek midir?  Şansı yarı yarıya görenler iyi niyetli  olsa da istatistiki kavram bakımından pek doğru bir bakış açısıyla bakmıyorlar.

Görüyorsunuz değil mi, korkak insan bilimden nasıl yararlanıyor, yiğit denilen kişi bunları düşünür mü?

Kendisine ve geleceğine katma değeri yüksek olsun diye yurt dışına çıkacak biri ve  ülkenin içinde bulunduğu mevcut durumda askerlik görevini ifa etmeğe hazırlanan biri en az 11 ay müstakbel sevgiliyi düşüncede ve yalnız bırakmamak için gönlünde hissettiklerini aklında yer alanları dillendirmek için bence bekler.

Elbette kalp atarken, akıl yerindeyken  müstakbel sevgili başkasına yar olur düşüncesi varken beklemek elbette zor.

Bilemiyorum müstakbel sevgili,

belki dediklerim doğru belki yanlış. Belkide çok çocukça.

O yüzden, küçük olan sen ama büyüyecek olan benim.