5 Regrets

Top five regrets of the dying:

1. I wish I’d had the courage to live a life true to myself, not the life others expected of me.
2. I wish I hadn’t worked so hard.
3. I wish I’d had the courage to express my feelings.
4. I wish I had stayed in touch with my friends.
5. I wish that I had let myself be happier.

Taken from this Guardian Article, via Jay Parkinson.

We will see

A farmer had only one horse. One day, his horse ran away.

All the neighbors came by saying, “I’m so sorry. This is such bad news. You must be so upset.” The man just said, “We’ll see.”

A few days later, his horse came back with twenty wild horses. The man and his son corraled all 21 horses.

All the neighbors came by saying, “Congratulations! This is such good news. You must be so happy!” The man just said, “We’ll see.”

One of the wild horses kicked the man’s only son, breaking both his legs.

All the neighbors came by saying, “I’m so sorry. This is such bad news. You must be so upset.” The man just said, “We’ll see.”

The country went to war, and every able-bodied young man was drafted to fight. The war was terrible and killed every young man, but the farmer’s son was spared, since his broken legs prevented him from being drafted.

All the neighbors came by saying, “Congratulations! This is such good news. You must be so happy!” The man just said, “We’ll see.”

 

Source: http://sivers.org/horses

Either appear as you are or be as you appear.

Be like a stream in generosity and succor,
And like the sun in tenderness and compassion,
Be like the night in covering the faults of others,
Like the dead in anger and irritability,
Be like the earth in humility and humbleness,
But like the sea in indulgence,
Either appear as you are or be as you appear.

So I’m not an imbecile :)

Değersiz insan değersiz olan insandır.

Geçen hafta bir erdem timsali dedemi kaybettim. Herkesin atası; dedesi önemlidir, benim ki de benim için önemli ve kıymetli.  Aklım ermeğe başladığında babamın işi dolayısıyla Eskişehir’den taşındığımızda ayrılmıştım kendisinden. Bayramlar, seyranlar ve yaz tatilleri kendisiyle buluşma noktamızdı.

Babalar ve oğulları arasında hepbir sınır olur ya, babalar oğullarına kuramadığı yakınlığı torunlarıyla kurarlar; bizimkisi de öyleydi.

İnandığı pek çok şey vardı dedemin ve bunun herzaman mücadelesini verirdi; inandıkları için, sevdiği için hapis bile yatmıştı . Herzaman derdi “değersiz insan değersiz olan insandır” diye Önümüzdeki sayıda bu başlıkla bir yazı yazacağım, bu sayede hem dedem Mehmet Özkan hem de adını taşıyan ve neden bazı konularda hassas olduğumu görmeniz adına ben Mehmet Egemen Özkan’ı tanıma fırsatı bulacaksınız. Şayet merak eddiyorsanız.

 

Dedem rahat uyu, bıraktığın yerden ben devam edeceğim.**

 

** İslam inancında hayırlı evlat yetiştirenlerin amel defteri kapanmazmış, evlatları hayırlı işler yaptığı sürece ahirete intikal eden müminlerin amel defterlerine bu işler yazılır, sevabı kazanılırmış.

Puşkin’den

SEVİYORDUM SİZİ

Seviyordum sizi ve bu aşk belki
İçimde sönmedi bütünüyle.
Fakat üzmesin sizi artık bu sevgi
İstemem üzülmenizi hiçbir şeyle.

Sessizce, umutsuzca seviyordum sizi.
Bazen çekingenlik, bazen kıskançlıkla üzgün.
Bu öyle içten, öyle candan bir sevgiydi ki
Dilerim bir başkasınca da böyle sevilin.


Я вас любил

Я вас любил: любовь еще, быть может,
В душе моей угасла не совсем;
Но пусть она вас больше не тревожит;
Я не хочу печалить вас ничем.
Я вас любил безмолвно, безнадежно,
То робостью, то ревностью томим;
Я вас любил так искренно, так нежно,
Как дай вам бог любимой быть другим.